• Üye Girişi
  • Üye Girişi
    Şifremi Unuttum

Asansör Sektör Raporu Yayınlandı

Mustafa Görmüş
21.11.2018

Raporun genel bir özetini anlatan ve raporun geneline atıfta bulunan Yönetici Özeti bölümünde Türk asansör sektörünün, Türkiye’de 1950’lerden sonra hareket kazandığı ve tamamen ithalat yoluyla ihtiyaçların karşılandığı bir sektör yapısından sıyrılarak kademeli olarak asansör montajı ve aksam imalatı alanlarında yerli ve milli üretimin arttığı bir sektör yapısına dönüştüğüne dikkat çekilerek şunlar belirtildi; “Özellikle 1990’lardan sonra artan talebe karşılık olarak büyümesini ve gelişimini sürdürmektedir. Türk asansör sektörünün cirosu genel olarak diğer sektörlere göre düşük olmakla birlikte, yerine getirdiği işlev, toplumda geniş bir kitlelerinin asansörü en yaygın dikey ulaşım aracı olarak tercih etmesi nedeniyle, ülke sanayisi, ekonomisi ve istihdamı açısından önemli bir faaliyet alanıdır.


Dünyada gelişen yeni teknolojilerle birlikte, Türk asansör sektörü de büyük bir değişim sürecine girmiş ve dünya ticaretinde önemli pazar paylarına ulaşmış bulunmaktadır. Türk asansör sektörünün doğrudan kentleşme ve buna bağlı olarak gelişim gösteren inşaat sektörü ile birlikte düşünülmesi gerekmektedir. Önümüzdeki dönemde, Türkiye’deki kentleşme sürecinin devam edeceği, eski yapıların yerine depreme dayanıklı yeni yapıların inşa edileceği gibi hususlar dikkate alındığında, inşaat sektörünün faaliyetlerine paralel olarak, asansör sektöründeki büyümenin devam etmesi kaçınılmaz olarak görülmektedir. Ayrıca Ortadoğu, Balkanlarda ve son zamanlarda Afrika ülkelerinde devam eden Türk yatırımları, asansör sektörünü pozitif yönde etkilemiş bulunmaktadır. Ancak özellikle son dönemlerde Ortadoğu’da yaşanan sorunlar nedeniyle ister istemez asansör sektöründe pazar daralması meydana gelmiştir. Dünya pazarını elinde tutan çok uluslu şirketlerin üretim alanlarını daha ucuz işgücüne sahip Asya ülkelerine taşımasıyla birlikte, ulusal şirketlerin rekabet gücünün zayıfladığı görülmektedir.


Bu durum hem kullanıcı açısından, hem de ulusal asansör sektörünün gelişimi açısından önemli bir risk olarak değerlendirilmektedir. Ancak yüz yılı aşkın bir tecrübe ve geçmişe sahip çok uluslu şirketlerin varlığına ve ulusal asansör sektörünün çok genç olmasına rağmen, Türkiye’nin konumu gereği elde etmiş olduğu başarının ve iş hacminin aynı oranda gelişmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Bu gelişmenin en önemli sebebi olarak asansör aksam üreticilerinin üretimde verimliliği yakalamış olmalarıdır. Bununla beraber yenilikçilik ve Ar-Ge faaliyetleri, sektörün gelecek perspektifinde büyük önem arz etmektedir.” Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu’nun kıyaslandığı başlıkta Gümrük Birliği ile birlikte Türk ulusal mevzuatının Avrupa Birliği teknik mevzuatına uyumlu hale gelmesi, “Malların Serbest Dolaşım İlkesi” kapsamında sektörün ihracat şansını olumlu yönde arttırdığı dile getirilerek, şu ifadelere yer verildi; “Bu artış, sadece AB üyesi ülkelerle sınırlı olmayıp, tüm dünyada Türk ürünlerine olan güveni ve dolayısıyla talebi ortaya çıkarmış bulunmaktadır. AB Komisyonu tarafından kabul edilen ve Mart 2014’te AB resmi gazetesinde yayımlanmış olan 2014/33/EU sayılı asansör direktifi, birebir uyumlaştırılarak Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) olarak mevzuatımıza kazandırılmıştır. Asansörler ve asansörlere ait asansör güvenlik aksamlarının karşılamaları gereken temel sağlık ve güvenlik gerekleri ve bu ürünlerle ilgili piyasaya arz koşullarını belirleyen Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB), 29/6/2016 tarihli ve 29757 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Ayrıca AB teknik mevzuatının Türk Mevzuatına dâhil edilmesi ve uluslararası standartların “Türk Standardı” olarak kabul edilmesiyle birlikte, EN 81 ailesi içerisinde yer alan uyumlaştırılmış standartlar, Türk Standardı olarak kabul edilmiştir. Bu çerçevede, AB Standart Hazırlama Komitesince (CEN) kabul edilen ve Türk Standardları Enstitüsü tarafından uyumlaştırılarak yayımlanmış olan TS EN 81 - 20 ve TS EN 81 - 50 standartları 01/9/2017 tarihinde uygulamaya girmiştir. Bu tarih itibarıyla TS EN 81-1 +A3 ve TS EN 81-2 +A3 standartları yürürlükten kalkmıştır. Bu noktada, yönetmelik ve standart ile ilgili geçiş dönemi içerisinde sektörün gerekli hassasiyeti göstererek uyum sağlaması, gerek rekabet gücü gerekse yeni pazarlara erişim için büyük önem arz etmektedir.


2012 yılında, toplamda 101.254 adet asansörün periyodik kontrolü yapılmış olup, 75.190 adet asansöre (%74) kırmızı etiket, 12.062 adet asansöre (%12) sarı etiket ve 14.002 adet asansöre de (%14) yeşil etiket iliştirilmiştir. 2013 yılında, toplamda 152.278 adet asansörün periyodik kontrolü yapılmış olup, 96.542 adet asansöre (%64) kırmızı etiket, 11.407 adet asansöre (%7) sarı etiket ve 44.329 adet asansöre de (%29) yeşil etiket iliştirilmiştir. 2014 yılında, toplamda 167.325 adet asansörün periyodik kontrolü yapılmış olup, 92.743 adet asansöre (%55) kırmızı etiket, 9.893 adet asansöre (%6) sarı etiket ve 64.689 adet asansöre de (%39) yeşil etiket iliştirilmiştir. 2015 yılında, toplamda 203.231 adet asansörün periyodik kontrolü yapılmış olup, 117.993 adet asansöre (%58) kırmızı etiket, 7.856 adet asansöre (%4) sarı etiket, 8.289 asansöre (%4) sarı etiket ve 70.043 adet asansöre de (%34) yeşil etiket iliştirilmiştir. 2016 yılında, toplamda 301.533 adet asansörün periyodik kontrolü yapılmış olup, 189.539 adet asansöre (%63) kırmızı etiket, 8.813 adet asansöre (%3) sarı etiket, 36.458 adet asansöre (%12) mavi etiket ve 66.723 adet asansöre de (%22) yeşil etiket iliştirilmiştir. 2017 yılında, toplamda 369.073 adet asansörün periyodik kontrolü yapılmış olup, 196.803 adet asansöre (%53) kırmızı etiket, 11.338 adet asansöre (%3) sarı etiket, 77.037 adet asansöre (%21) mavi etiket ve 83.895 adet asansöre de (%23) yeşil etiket iliştirilmiştir. 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları için asansör periyodik kontrol sonuçları değerlendirildiğinde; kontrol edilen asansör sayısında ve yeşil etiket alan asansör sayısında önemli bir artışın sağlandığı görülmektedir. Asansörlerin işletilmesi ve bakımına ilişkin kriterler, 24/06/2015 tarihli ve 29396 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan Asansör, İşletme Bakım ve Periyodik Kontrol Yönetmeliği ile belirlenmiş bulunmaktadır. Asansörlerin periyodik kontrolüne ilişkin usul ve esaslar ile asansör periyodik kontrollerinde görev alacak olan A tipi muayene kuruluşlarının yetkilendirilmesi, yükümlülükleri ve denetimlerine ilişkin usul ve esaslar, 04/5/2018 tarihli ve 30411 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Asansörlerin periyodik kontrolleri için Bakanlık tarafından yetkilendirilen A tipi muayene kuruluşlarında görevlendirilecek olan muayene elemanlarının veya muayene elemanı adaylarının belgelendirilmesine ilişkin usul ve esaslar, 01/8/2016 tarihli ve 29788 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Asansör Periyodik Kontrollerini Gerçekleştirecek Muayene Personelinin Belgelendirilmesine Dair Tebliğ (SGM: 2016/18) ile belirlenmiştir. Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği gereği belgesi bulunmayan veya belgesi geçerli olmayan muayene elemanı, A tipi muayene kuruluşu tarafından periyodik kontrolde görevlendirilemez. Son yıllarda yurtdışında montaj, komple (paket) asansör satışı gibi alanlarda da Türk firmalarının çalışmalar yaptığı görülmeye başlanmıştır.


Ayrıca Türk Cumhuriyetleri, Orta Asya ve AB ülkelerinde asansör montaj işleri yapan firmalarımızın sayısında da önemli bir artış söz konusudur. Özellikle Afrika ülkeleriyle olan dış ticaretin gelişmesiyle birlikte, Türk asansör firmalarının bu ülkelerdeki yatırımlarını arttırmasına neden olmuştur. Türkiye’den asansör aksamı ithal eden ülkeler yoğunlukla, AB ülkeleri, orta doğu ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleridir. Ayrıca uzak doğudan Güney Amerika’ya kadar aksam ihracatı yapılıyor olması rekabet gücünün kayda değer olduğunu göstermektedir. Ancak aksam ithalatının uzak doğu kökenli ürünler üzerinde yoğunlaştığı gözlemlenmektedir. Özellikle uzak doğu kökenli ürünlerin ülkemizde kullanımının artışı, Avrupa normları çerçevesinde üretilen ürünlerimize yönelik olumsuz etkisini arttırmış bulunmaktadır. Bu nedenle, marka değeri ile yurtdışına ihracat kaleminde başarılara sahip firmalarımızın, pazar içerisindeki konumlarını koruyabilmeleri için Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğüne söz konusu ithal ürünlere yönelik anti damping uygulaması amacıyla bireysel başvurularda bulunmaları sektörün geleceği açısından büyük önem arz etmektedir. Ayrıca çok uluslu şirketlerle kurulan ortalıklar bu alanda ülkemizde yapılan yatırımları da çoğaltmıştır. Bugün Türk asansör sanayinde yer alan firmaların büyük bir bölümü dünyanın pek çok bölgesine ihracat yapabilme kabiliyetine erişmiş bulunmaktadır. Gerek ülke içindeki konut ihtiyacı ve buna bağlı olarak oluşacak olan potansiyel, gerekse ülkemizin coğrafi konumu itibarıyla sağladığı avantajlar nedeniyle önümüzdeki dönem, Türk asansör sektörünü çok önemli kılmaktadır.” Sektörün işyeri sayısı ve istihdam oranlarının açıklandığı bölümde, 6948 sayılı “Sanayi Sicil Kanunu” gereği, sanayi sicil kaydı bulunan asansör montaj ve asansör aksam imalat firması sayısının toplamda 2.988 adet olduğu irtilerek şu açıklamalara yer verilmiştir; “ Ayrıca yıllık işletme cetveli veren asansör montaj ve asansör aksam imalat firması sayısı da 2.337 adettir. Sanayi sicil uygulamaları kapsamında asansör montaj firmalarınca Bakanlığımıza iletilen yıllık işletme cetveli verileri dikkate alındığında, idari personel ile birlikte sektörde çalışan kişi sayısının 37.270 kişi olduğu görülmektedir. Asansör İşletme, Bakım ve Periyodik Kontrol Yönetmeliği gereği Türk Standardları Enstitüsü tarafından asansörler için hizmet yeterlilik belgesi (HYB) verilen firma sayısı 2.438 adettir.


Asansör sektörü yüksek seviyede yerel istihdam sağlayan bir sektör yapısına sahiptir. Asansör sektörünce yürütülen bütün faaliyetler, günümüzün en önemli sorunu olan istihdam karşısında bölgesel iş sahası sağlayan önemli bir çalışma alanı olarak kabul edilebilir. Asansörler; buzdolabı, televizyon, otomobil gibi sanayi ürünlerinden farklı olarak, kullanılacağı yerde ve genellikle o bölgede veya yörede yaşayan insanlar tarafından monte edilen, periyodik bakımı ve periyodik kontrolleri yapılması zorunlu olan ürünlerdir. Ayrıca, çok katlı binalar, konut sorunun çözümünde önemli bir çıkış yoludur ve bu yolla çözüme ulaşmak, asansörlerin ve sektörün başarısına bağlıdır. Asansör sektörü, bu nedenlerle stratejik sektör olarak kabul edilebilir. Sektör içerisinde üretim faaliyetleri dışında bakım ve onarım işleri büyük bir istihdam potansiyeli oluşturmaktadır. Asansörlerin emniyetli çalışması için şart olan ve bu nedenle yasal zorunluluk olarak ilgili mevzuatta belirtilmiş olan periyodik bakım ve yılda bir yapılması zorunlu olan periyodik kontroller neticesinde çok sayıda kişiye iş imkânı sağlanmaktadır.” Bir diğer önemli açıklama ise sektörün cirosuna yer verilen başlıkta dile getirildi. 2017 yılı ihracat ve ithalat rakamlarına bakıldığında; 2017 yılı için dış ticaret hacminin toplamda 383 milyon ($) seviyesinde gerçekleştiği belirtilmiş ve raporda şu istatistiklere yer verildi; “ Türk asansör sektörünün faaliyet alanı dikkate alındığında, üretilen binaya göre yıllık montaj sayısı, belgelendirme hizmetleri, periyodik kontrol hizmetleri, aksam üretimi, bakım ve servis hizmetleri genelinde yaklaşık 1-1,5 Milyar ($) seviyelerinde bir ciroya sahip olduğu görülmektedir.”


Sektörün dış ticaret hacminde ise önemli gelişmelerin yer aldığı dile getirilerek şu açıklamalarda bulunuldu; “ Avrupa Birliği Müktesebatına bire bir uyumla birlikte asansör sektörü için Avrupa’da önemli bir pazar alanı oluşmuş ve son yıllarda bu alanda dış ticaret hacmi yükselişine devam etmiştir. Asansör sektöründe dış ticaret konusunda en güçlü ve dış ticaret fazlası veren alan yıllardır asansöre ait aksam ve parça üretimidir. Bu alan asansör ithalat ve ihracatını dengeleme noktasında ciddi bir pozisyona sahip olup 2017 yılı dış ticaret rakamları bu durumu desteklemektedir. Bu alanda verilmiş olan 8 milyon $’lık dış ticaret fazlalığı bu durumun en önemli göstergesi olarak kabul edilebilir.” Son olarak sektörün üretim endeksine değinilmiş ve burada da şu ifadelere yer verilmiştir; “ Türkiye’de yaklaşık olarak 570.000 adet asansör tesis edilerek hizmete açılmış olup, bugün itibarıyla eski ve yeni olarak tanımlanan bu asansörlerin büyük bir bölümü halen kullanılmaktadır.


Asansör sektörü faaliyetleri kapsamında yeni asansör montajına ilişkin olarak bir değerlendirme yapılırsa, 2008 yılına kadar artış gösteren yeni asansör montaj sayısı küresel krizin etkisiyle 2009 yılında düşüş eğilimi içerisine girmiş olup, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları itibarıyla yeniden yükselişe geçmiş bulunmaktadır. Kentsel dönüşümün uygulamaya alınması ve Bakanlığımız tarafından 2015 yılı içerisinde zorunlu uygulamaya alınan “Mevcut Asansörlerin Güvenlik Seviyesinin Artırılması” konusundaki çalışma neticesinde özellikle aksam üretiminde önemli gelişmeler yaşanacaktır. Burada önemli olan “Mevcut Asansörlerin Güvenlik Seviyesinin Artırılması” projesi boyunca dışa bağımlı kalmadan, ithalat yapmadan kendi kendine yeten bir sektör programının doğru bir şekilde yönetimi olacaktır. Bu durum Türk asansör sektörüne sorumluluk yüklemekte olup, var olan kapasitesi ve tecrübesi nedeniyle başarının gelişi kaçınılmaz olarak değerlendirilmektedir.”


 

Yorum Listesi

  • Yorum Bulunmuyor!
E-Bülten
E-bülten listemize mail adresinizi bırakarak bizden haberdar olabilirsiniz!